Psikiyatri
uzmanları, Ramazan ayının bağımlılıklardan, kötü alışkanlıklardan
kurtulmak için en uygun dönem olduğunu belirtiyor. Oruç tutmak; sigara,
alkol gibi alışkanlıklardan uzak tutarken, ruhu da terbiye ediyor.
Hazzı erteleyebilmek, kişiliği olgunlaştırıyor.
Bakırköy Ruh ve
Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Klinik Şefi olan
Doç. Dr. Kemal Sayar, oruç ibadetinin ruhumuz üzerindeki etkilerini
anlattı. Oruç tutarken açlık nedeniyle aşırı sinirlenen, dikkat
dağılması yaşayan insanlara tavsiyelerde bulundu.
Psikolojimiz için oruç aynı zamanda bir terapi sayılır mı?
Oruç
bize rutin hayatın dışına çıkma ve hayata başka bir gözle bakma imkanı
verebilir. Yüce bir amaç için bedensel zevklerden uzak durabilmek,
kişiliğin olgunlaşmasına hizmet edebilir. Hazzı erteleyebilmek, olgun
bir kişiliğin göstergesidir. Açlık duyduğu halde buna katlanabilen bir
kişi, yalnızca bedenini değil ruhunu da terbiye etmiş olur. Bu yönüyle
oruç, bize açlıkla her gün birlikte yaşayan insanları anlama, kendimizi
onların yerine koyabilme yani; eş duyum yeteneği verir. Eş duyum
yeteneği insani ilişkilerin çimentosudur. Öte yanda kişinin kendi
egosunun çitlerini biraz geriye çekmesi, hayata biraz da ölümün
penceresinden bakabilmesi; öfke ve kırıcılıktan, insani ilişkileri
zedeleyen tutumlardan uzak durmasını beraberinde getirir. Oruç, ifade
ettiği manevi anlamıyla yaşanabilirse evet, bir tür terapidir.
Oruç tutan insanlar neden daha sinirli oluyorlar?
Oruç
tutan insanların sinirliliği sanırım büyük ölçüde kan şekerinin
düşmesine ve tiryakiler için de, nikotinin kanda azalmasına bağlı.
Yoksa oruç tek başına bedensel keyif ve zevklerden uzak kalma edimi
değil, aynı zamanda kişinin kendi ölümlülüğünü keşfetmesi, hazzın gelip
geçiciliğini fark etmek ve böylece hayatın sonu olduğunu hatırlamaktır.
Daha metafizik bir bakış açısından bakabilen insanlar için Ramazan ayı
yumuşaklık ve yüce gönüllülük ayıdır. Sinirlilik, orucun amaçlarını
daha iyi düşünmekle, bu ibadetin niçin yapıldığını hatırlamakla
giderilebilir. İnsan bu durumu kendi hırs ve arzularından sıyrılmak
için bir fırsat olarak görebilirse, ortada sinirlenilecek bir şey de
kalmaz.
Çalışma tempomuzu oruç tutarken nasıl ayarlamalıyız?
Dikkat
ve yoğunlaşma gerektiren işleri günün daha erken saatlerine almak,
etkin bir zaman planlaması yapmak, Ramazan ayında düşünce veriminin
azalmamasını sağlar. Yoğun zihinsel mesai gerektirmeyen işler de iftar
saatine yakın zaman dilimine kaydırılabilir.
Dikkat dağılmasından nasıl kurtulabiliriz?
İftar
saatine yakın saatler dışında orucun dikkat dağılmasına yol açacağını
sanmıyorum. Tam aksine; dolu bir mide dikkatte daha fazla azalmaya yol
açar. Kan şekerinin düştüğü saatlerde zaman zaman yaptığımız işe ara
vererek, dinlendirici bazı uğraşlarda bulunmak yararlı olabilir.
Sahurda uykusuz kalmamak için neye dikkat edilmeli?
İftar
ve sahurda çok yemek uykuyu ciddi bir biçimde etkileyebilir. Bu
öğünleri tıka basa yemeden geçirmek düşünülmeli. Kişi, uykusu tam
olarak geldiğinde, göz kapakları iyice ağırlaştığında yatağa girmeli.
Günlük egzersizler de uykuyu kolaylaştırabilir. Kahve ve çay gibi
kafein içeren maddelerden uykuya yakın saatlerde uzak durulmalı.
Ramazan zararlı bağımlılıklardan kurtulmak için fırsat olabilir mi?
Elbette,
ancak düzenli olarak alkol kullanan kişilerin alkolü Ramazan ayına
doğru azaltarak kesmeleri, birdenbire bırakmamaları daha yerinde olur.
Alkolün birden kesilmesi; çekilme ve yoksunluk belirtilerine yol
açabilir. Bu konuda çok dikkatli olmak gerekir. İftar saatinden sonra
sigara tüketimini dengede tutmak, hatta bu ayı fırsat bilerek içilen
sigara sayısını azaltmak da kişinin bu bağımlılıktan kurtulmasına
yardımcı olacaktır. Gündüz saatlerinde bağımlı olunan maddelerden uzak
kalabildiğini, onlar üzerinde bir kontrol uygulayabildiğini fark eden
kişiler, bu maddeleri bırakmak konusunda özgüvenlerini tazelemiş
olurlar. Bu, özellikle alkol bağımlılığı için çok önemlidir. Zira; bir
kişi eğer maddeden bir ay uzak kalmayı başarabiliyorsa, neden bütün yıl
uzak kalmasın? Bu, bir tür irade egzersizidir ve başarılı olan
kişileri, maddeyi bırakma konusunda teşvik edebilir.
Hangi hastalarınıza Ramazan'da oruç tutmasını önermiyorsunuz?
Düzenli
ilaç kullanması gereken hastalarımıza, oruç tutması beden ve ruh
sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek hastalarımıza oruç tutmalarını
önermiyoruz. Bir ibadetin yerine, zaruri durumlarda bir başka ibadeti
koyabilirsiniz ama sağlığın yerine koyacak başka bir şeyiniz yok. İlaç
almadığı zamanlarda kendisine ve çevresine acı verebilecek, akli
melekeleri etkilenebilecek, huzuru bozulacak hastalarımızı uyarıyoruz.